Ayette Allah korkusunun önemi bildirilmiştir. Nitekim Kuran ahlakı Allah rızası ve korkusu üzerine kurulmuştur. Allah'tan gereği gibi korkanlar ve yalnızca Allah'ın rızasını arayanlar din ahlakını samimi olarak yaşayabilirler.
"Allah'tan nasıl korkup sakınmak gerektiği", Kuran'da son derece açık ve ayrıntılı olarak haber verilmiştir. Müminin Allah korkusu;
- Son derece içli ve saygı dolu bir korkudur.
- Diğer korkular gibi insana sıkıntı ve azap veren bir korku değildir. Tam tersine, insana kulluğunu ve aczini hatırlatan, onun aklını ve şuurunu açıp geliştiren, insanı üstün bir ahlak seviyesine ulaştıran ve Allah'a yaklaştıran saygı dolu bir korkudur.
- Müminin ahirete olan özlemini artıran, ümit ve şevkini körükleyen, onu kötülüklerden uzaklaştırıp, Allah'ın rızasına, rahmetine ve cennetine yaklaştıran, bundan dolayı da çok büyük manevi haz içeren bir duygudur.
- Mümini Allah'ın sınırlarını korumada, Allah'ın rızasını aramada son derece yüksek bir şuura, dikkate ve titizliğe ulaştırır.
Ayetin devamında Rabbimiz kullarını hayatlarının son anına kadar Müslüman ahlakına uygun yaşamaları konusunda uyarmaktadır. Yalnızca Allah'tan korkan, sadece Allah'ı hoşnut etmeye çalışan, her zaman vicdanlarıyla hareket eden, Kuran'da bildirilen güzel ahlakı yaşayan, daima Allah'ın sınırlarını koruyan, her durumda Rabbimiz'e yönelen müminleri, Allah'ın izniyle hiçbir koşul ya da olay gerçek amacından saptıramaz; din günü hesabını veremeyecekleri bir şeye asla yöneltmez.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder